Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

23.06.2016

Okunma Sayısı

1846

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Terörle Mücadele ve Yasal Önlemler

Terörle savaşmanın farklı önlemleri vardır.

Eğer mevcut yasalarla bu yapılıyorsa, ona göre açık verilmemesi gerekir.

Mevcut iktidar askerin iç hizmet yasasını değiştirerek, askerin terörle mücadele gücünü sınırladı. Teröriste operasyon valinin, kaymakamın iznine bağlandı.

Teröristle mücadele eden, iç hizmet yasasında görevi alınmış askerin ulusal ve uluslararası mahkemelerde yargılanma girişimlerine kim taraf olabilir, kim engel olabilir?  

Ve buna engel olacak yasala düzenleme var mıdır?

Terörü destekleyen siyasal ve sivil odaklar iş başındalar, yakında böyle bir girişimde bulunurlarsa sürpriz olmaz...

***

O zaman ne yapılması gerekir?

Sokağa çıkma yasağının getirildiği ilde ya da ilçede, asker bir anlamda bugünkü yasalarla, yetkisi olmadığı halde, sorumluluk altına sokulmuş oluyor.

O zaman yapılacak iş gayet bellidir; ya sıkıyönetim ilan edilir ya da TSK iç hizmet yasasına yeni ekler getirilir.

Sıkıyönetim ilanı yöntemi, savaşı gerektirecek haller ya da iç isyanlar söz konusu olduğunda, başvurulan zorunlu önlemdir.

Sıkıyönetim komutanlıklarına, görev yapan asker ve subaylara, sorumlu oldukları sıkıyönetim dönemlerle ilgili hiç bir şekilde hesap sorulamaz.

İşte bu noktayı bilen asker, yetkileri kısıtlandığı için, son derece temkinli yaklaşmakta olması doğal sayılmalıdır. Her gün şehit verilmesinin ardında bu "temkinli yaklaş" düşüncesi olabilir. Ve bu arada terörle mücadelede asker olan her düzeydeki elemanın yargılanabileceği yönünde yönetmelik hazırlıklarının konuşulduğu bir sırada... Nitekim aylar süren bir sokağa çıkma yasağının uygulandığı mahallelere girilmemesinin başka sebepleri olmalıdır. O nedenledir ki aylar süren bir mahalle kuşatması terörden temizlenemiyor.

Canını feda ediyor asker, yetmiyor; bir de yarın birileri çıkıp, 'yetkisi olmayan yetki kullanmıştır' diye yargıya başvurursa ve asker yargılanma endişesi ile baş başa kalırsa...

Bu açık mutlaka giderilmelidir.

***

Askerden aldığı yetkiyi geri vermeden sorumluluk altına sokuyor bu muhteremler...

Dolayısıyla şu an itibarıyla ve önceki askeri komutanlıklar bu güvenceden yoksundurlar.

Bu iktidar, "İç Hizmet Yasası" ında yaptığı değişiklikle "Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlikle ilgili bütün yetkilerini kaldırdı"(Basından).

Terör yandaşları 'asker sahip olmadığı yetkiyi kullandı' deyip yargıya başvurduğunda, bu askerleri kim savunacak?

Lafazanlıkla meşhur bilinen yalancılar mı, hırsızlar mı, mürailer mi, sahtekârlar mı, yoksa helâl-haram demeyip devlet kaynaklarını küpleyen çirkin politikacılar mı?

***

Askeri Suçlu Konuma Sokmak...

Hukuki güvence olmadan askeri ve polisi terörün önüne atan kafa yapısı, yarın bunun için de "aldatıldık" derlerse, hiç şaşırmayınız.

Asker ve emniyet güçlerinde bir endişe oluşmaya başladığı yaygın havadis; 'ya yarın başkalarını yüz üstü bıraktıkları gibi bizi de harcarlarsa' diye yaygın endişelerin dillendirilmesi tesadüf değildir.

Terörle mücadelede, Devletin meşru emniyet güçleri, ordusu ancak sıkıyönetimin ilanıyla hukuki zemine kavuşabilir.

Hukuki zemin oluşturmadığı için, askerin sokağa çıkma yasağının aylarca uygulaması, yasal sınırları zorladığı için, bu yasal boşluklarla, terörle mücadelede askeri sorumluluk altına sokar.

***

Bunun çaresi; ya ilgili il bazında sıkıyönetim ilan etmek, ya da askerin iç hizmet kanunun yeniden düzenlenmesidir.

Adam kandıran parti iktidarı, askerin iç hizmet kanunundaki tüm yetkilerini kaldırdığını biliyoruz. Yani, askerin terör ve isyan gibi hallerde mücadeleye sokulması yasal boşluk nedeniyle risk faktörü içermektedir.

Askeri sorumluluktan kurtarmak için ya iç hizmet kanununda yetki ve görev verilmeli, ya da sokağa çıkma yasağı aylar süren bölgelerde sıkıyönetim ilan edilmelidir.

Bunu görüp sağlamak, siyasi erkin -iktidarın- ve TBMM'nin görevidir. 

MAKALE Yorumları