Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close

Sömürgenler ve Sömürülenler-1

"Küreselleşme" sürecinde olan dünyanın Covid-19 epidemisiyle çok farklı yeni bir boyut kazandığı günümüzde, Galiyev'in sömürenler ve sömürülenler farkının bugün de hiç değişmediğini, öngördüğü çoğu düşüncelerinin hâlâ tazeliğini koruduğunu görmek, yenidünya düzeninde de çok konuşulacaktır. Dolayısıyla Mirseyid Sultan Galiyev'in öngörülerine dayanarak "Neo-Sultangaliyevciliğin" gelişmesini (*) söylemek mümkün olabilir.

"Küreselleşmeyi dayatan sömürgen baronlara göre, bu gelir eşitsizliğinin doğal bir sonucu olarak zengin ve fukara ülkelerin tüm kaynakları birbirleriyle bütünleşme sürecine girecek ve eşit birer ortak olarak rol alacaklar!..

Toplum sosyolojisi ve kültürel dinamiklerin "Küreselleşme" sürecini yöneten baronların varsayımlarına ters bir ivme kazanacağına dair Galiyev'in görüşleri nettir. Ona göre, küreselleşmenin her ne hali olursa olsun sömürenler ve sömürülenler gerçeğini asla değiştirmeyecektir.

Çünkü Batı gerçeğinde olduğu gibi, nasıl ki proletarya ile burjuvazinin bütünleşmesiyle sömürenler tarafını oluşturdularsa zengin ve yoksul ülkelerin kaynaklarının bütünleştirmesi sürecinde de zengin ülkeler kendi toplumsal dinamiklerinin sonucu yeni katmanlar oluşacak ve kendi içinde yine eşitsizlikler artacaktır. Bütünün içine dahil edilen fakir toplumlar daha da yoksullaşacaktır (**). Çünkü Batı kültürünün doğasında olan sınıfsal ayırımcılık nedeniyle varlık kaybına uğramaları kaçınılmaz olacaktır.

Bir an için düşünelim, yaşadığı çağdan yaklaşık yüz yıl sonra gündeme gelen fikirler emperyalizmin pençesinde ezilen halkların yine son umudu haline gelebilmek ne büyük bir öngörü üstünlüğüdür!

Peki, bu nasıl mümkün olmuştur diye sorgulanabilir. Çünkü Sultan Galiyev’in geride bıraktığı fikirler, evrensel bir karakter taşıyor ve güncelliklerini koruyorlar.

***

Galiyev öyle bir düşünce sistemini savunuyor ki yüz yıl önce insanların hayal dahi edemediği ya da hayal edip de söyleyemediği, yazılı ve sözlü olarak yayamadığı bir düşüncenin önderliğini yapıyor ve insanların dimağında, yüreğinde iz bırakıyor. Dahası, bu düşüncelerinden dolayı çok farklı görüşlerde olan insanlar için ortak rol model olabiliyor. Örneğin kültür milliyetçiliğini savunanlar, Türkçüler, ülkücüler ve milli ve manevi değerlere sahip ama sol düşünceliler, ortanın solcular, sosyalistler için 'ortak rol model' olmayı başaran bir düşünce insanıdır Galiyev (***)

Onun için bu farklı grupların üzerinde anlaşıp birleştikleri tek kişi olması, onun, savunduğu düşünce sisteminin ne denli gerçekçi olduğunu gösterir. Böyle olmasının sebebi, Galiyev'in düşünce temelinin "millet bir olsun, milletler eşit olsun’’ felsefesine dayanmasıdır.

İşte bu felsefedir ki çok farklı fikirlere sahip grupların "ortak paydası" olmuştur. Bunun dün fark edilmemiş olması bir kayıptır ancak günümüzde anlaşılması ve kabullenmesi önemli toplumsal bir kazançtır.

Mirseyid Sultan Galiyev şu öngörüde bulunuyordu: ''...Avrupa toplumunda bir sınıfın, yani burjuvazinin yerine konacak bir proletarya yönetimi, mazlum milletlerin durumunda hiçbir değişiklik yapmayacaktır. Böyle bir değişiklik olduğu takdirde, bu, mazlum milletler halkı için, iktidara yeni bir "efendinin" geçmesinden başka bir anlam ifade etmeyecektir. Batı proletaryasından hayır yoktur, devrim mutlaka mazlum ülkelerden, yani sömürge ya da yarı/sömürge durumuna indirgenmiş doğu ülkelerinden gelecektir. Bunun için de, asıl bu ülkelere el uzatılması gereklidir.”(****)

(Devamı olacak)

MAKALE Yorumları

PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

08.01.2021

Okunma Sayısı

4748

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler