Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close

Siyaset ve Demokrasi

Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış olarak açıklanmaktadır.

Siyasal sistem, sosyal sistemin bir dalı olduğu için, toplumlar arasında farklı sistemler ortaya çıkmıştır.

Eflatuna göre ilk siyasi sistem patriarşidir.

Eflatun siyasi sistemleri, toplumların sayıları çoğaldıkça, monarşi, aristokrasi, timokrasi, oligarşi, tiranlık sistemi olarak tasnif eder.

Aristo sınıflandırması, monarşi, aristokrasi, politeia, tiranlık, oligarşi ve çoğunluğun yönetimi Demokrasi olarak sınıflandırır.

Aristonun siyasi sistem sınıflandırması, siyaset bilimciler tarafından genel kabul görmüştür.

Demokrasi, yoksulların çıkarlarını amaçlayan, çoğunluğun yönetimi olarak tanımlanmakta ve günümüzde en gelişmiş sistem olarak kabul görmektedir.

Buna göre dünya, üç ayrı blok halinde bölünebilir.

Kapitalist “birinci” dünya

Komünist “ikinci” dünya

Gelişmekte olan “üçüncü” dünya.

Ülkemiz, demokratik sisteme geçiş dönemi ile birlikte, çok partili parlamenter sistem benimsemiştir.

Son olarak, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak tanımlanan, yeni bir sistem denenmektedir.

Ancak sıkıntılar yaşanmaktadır. Düzenlemelere ihtiyaç vardır; bu haliyle sıkıntılar yaşanmaktadır ve yaşanacaktır.

Geçmişte ANAP'ın Turgut Özal döneminde siyasetin içinde yönetici olarak yer aldım.

Siyaset dünyasını tanıma fırsatım oldu.

Öncelikle ekonomide ve siyasette kayıt dışılık ortadan kaldırılmalıdır.

Siyasete şeffaflık getirilmeli, partilerin maddi kaynakları bilinmelidir.

Son zamanlarda, yerden mantar biter gibi, yeni parti kuruluşlarını izliyoruz.

Partileşme birçok boyutu ile çok zor iştir. Özellikle ekonomik boyutu çok zorlayıcı bir faktördür.

Ülkenin bulunduğu ekonomik koşullarda, yeni kurulan partilerin, ekonomik kaynakları bu kadar kolay sağlamaları, takdir edilecek ve takip edilecek bir durum.

Demokrasinin ileri olduğu ülkelerde, partilerin ekonomik kaynakları, bağışlar ve benzeri gelirleri görülür, bilinir.

İnsanların siyaset yapabilmesi için, zaman ve ekonomik boyut önemlidir.

Öncelikle zaman geri getirilemeyen, telafisi olmayan en önemli değerdir.

İnsanların, siyaset için zaman ayırması çok büyük bir özveridir.

Günlerce aileniz ve çocuklarınız ile bir araya gelmeniz, onlara yeterli zaman ayırmanız mümkün olamayabilir.

Ekonomik boyutu ise manevi yönü de içeren, çok daha önemli bir duyarlılık gerektirmektedir.

Siyasetçi toplumun ortalamasıdır.

Son yıllarda siyasetimizde obruklar oluştu.

Hayırsız bir mirasyedi gibi, siyasette; saygıyı, sevgiyi, incelikleri, feraseti, nezaketi, tatlı dili ve masumiyeti tükettik; hiçbir şey kalmadı.

Her konuda, işin ahlaki boyutu öne çıkarılmalı.

Benim öğrendiğim, siyaset içinde üç grup insan yer almaktadır.

Hizmet için yer alanlar.

Makam ve mevki için yer alanlar.

Rant için yer alanlar.

Buna göre siyaset yapan insanların değerlendirmeleri de çok farklılık göstermektedir.

Bir grup, ülkenin sorunlarını ve çözümleri konuşanlar.

İkinci grup, olayları ve kişileri konuşanlar.

Üçüncü grup ise birbirlerine çamur atanlar.

Ülkemizde, partiler yasası ve seçim yasaları, bugüne kadar demokratik sistem kurallarına uygun hale getirilememiştir.

Parti genel başkanları, belirlediği kişileri, noter gibi vatandaşa onaylatarak milletin vekili olarak tayin etmektedirler.

Vatandaşa, hür iradesi ile kendi temsilcisini seçme yetkisi verilmemiştir.

Ülkemizde, demokratik sistem olarak tarif edilen bu uygulamanın, aldatmaca olduğu herkesin bildiği bir gerçektir.

Önemli insan olmak için yarışanlar, önemli bir noktaya getirilir, önemli insan olurlar.

Önemli noktadan alınınca, önemini de yitirirler.

Bu kötü sistem nedeniyle, değerli insanlar önemli noktalara getirilemiyor.

Değerli insanlarımızı önemli noktalara taşıyabilsek, her türlü zenginliğe sahip olan bu ülkeyi uçururlar.

Dünyadaki uygulamalara baktığımız zaman, bazı ayrıntılar dışında, bizden çok da farklı değildir.

Demokrasinin ileri olduğu kabul edilen ülkelerde, seçilecek başkan ve vekillerin gene belli güç odakları tarafından belirlendiği görülmektedir.

Son yıllarda, siyasetçilerin konuşmalarından, bir yorgunluk ve bıkkınlık doğmuştur.

Bu arada düşünce kirliliği ile güvensizlik oluştu.

Ülke siyasetinde güven sorunu bulunmaktadır.

İktidarın da, muhalefetin de güven kaybettiği görülüyor.

Bu güven eksikliği insanlarımıza da yansımaktadır.

Bir ülkede, güven olmaz ise olmaz.

Geçmişte, ülkemizde bunun acı örneklerini yaşadık ve ağır bedeller ödendi.

Son günlerde, umutsuzluk, belirsizlik, kararsızlık ve güvensizlik yaşanmaktadır.

En kötü karar kararsızlıktan iyidir.

Siyaset, insan kazanma sanatıdır diye de tanımlanabilir.

Bugün karşınızda olan, yarın yanınızda yer alabilir.

Toplumun önünde giden insanların, özellikle siyaset yapanların, çok ciddi sorumlulukları vardır.

Yüz yüze gelemeyecek söz ve davranışlardan kaçınmalı ve kötü örnekler oluşturmamalı.

Güzel örnekleri çoğaltmakta sonsuz faydalar var.

Siyaset, maalesef olgular üzerinden değil, algılar üzerinden yapılmaktadır.

İletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte, algı operasyonları dönemindeyiz.

Algı, silah olarak kullanılan bir yöntem olmuştur.

Dünyada uluslararası savaşlar bitmez; zaman zaman ara verilir.

Günümüzde, silahlı, ekonomik, sosyal, kültürel savaşlar bütün hızıyla sürmektedir.

Ülkemizin tarihinden gelen, ebedi ve ezeli düşmanları olduğu herkesçe bilinmektedir.

Buna bağlı olarak, imparatorluk yıkılmış, ulus devlet kurulmuştur.

Cumhuriyet döneminde, dış destekli darbeler, muhtıralar yaşayarak, çok acı bedeller ödenmiştir.

Son olarak, Arap Baharı ardından, 15 Temmuz Türk Baharı planları boşa çıkarılmıştır.

Makamlar, bilindiği gibi geçicidir; kurumlar kalıcıdır.

Kurumlar zarar görmemeli; kurumlar ülkemiz için vazgeçilmezdir.

Bu savaşları kaybedersek, ne vatan kalır ne makam.

Savaşların kaderini hainler belirler. Bilmeyerek alet olmamak adına daha dikkatli olunmalı.

Tatlı söz her şeyin anahtarıdır. Siyaset dilimizi tatlandıralım.

Her istediğini söyleyen; istemediğini işitir. Sorunlu değil; sorumlu davranmalıyız.

Ortalıkta bilgi kirliliği inanılmaz boyutlarda. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.

Ülkemizin yöneticileri, muhalefeti, diğer kurum kuruluşları ve insanlarımız hep birlikte ciddi bir özeleştiri yapmamızda büyük faydalar var.

Özeleştirinin olmadığı yerde, gelişme de olmayacağını hepimiz biliyoruz.

İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, hızla yaşanan değişim ve koşullar nedeniyle bizde, bütün sistemlerimizi, sürekli güncellemek zorundayız.

Bazen, bir hafta önceki bilgilerin bile eskidiği bir dünyada yaşamaktayız.

Duygusal yaklaşım hatayı getirir. Her konuda olduğu gibi tercihlerimiz, akıl, bilim, bilgi ve mantık ölçülerinde yapılmalıdır.

İki günümüz birbirine eşit olmamalı, üzerine koyarak devam etmek zorundayız.

 

Sözün özü:

Bir görevi, sizden daha iyi yapacak birisine devretmek, vatanseverliktir.

Dünyada, esasında idare edenler ve idare edilenler vardır. Adı da demokrasidir.

MAKALE Yorumları

OSMAN VURAL
ALGI
mail_outline : vurallar1@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

28.09.2021

Okunma Sayısı

990

Makaleyi Paylaş