Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

10.06.2017

Okunma Sayısı

1952

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Sarıklı Din Bezirgânları

Bu ülkede sahtelerinin yanında çok az sayıda da olsa namuslu, onurlu, haysiyeti ilahiyatçılar da vardır. Rahmetli Y.N.Öztürk'ün bıraktığı boşluğu dolduran henüz yok ama yine de namuslu cılız sesler çıkıyor. İşte onlardan bir tanesi:

"Reytingi en yüksek programlar en çok menkıbenin anlatıldığı, en çok gözyaşının döküldüğü programlar. Din artık melankoli ve gözyaşı olarak sunuluyor ve algılanıyor. Böyle bir din anlayışı sizi dünya sahnesinde yukarı çeker mi? Hazreti Muhammed'in hayatını öyle bir anlatıyorlar ki, öyle bir hayatın örnek alınması ve yaşanması mümkün değil. Bugün İslam dinini gizemli, esrarengiz bir din olarak sunanlar, asılsız kutsallıklar üretenler aslında kendi din ticaretleri için müşteri artırımı peşindeler."(Kaynak: Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Hürriyet Gazetesi, söyleşisi)

***

Oruç Ayı dolayısıyla renkli ekranlar parsellenmiş din bezirgânlarınca...

Ücret dolgun, sefaları yerinde, cefayı çeken fukara vatandaş, aldatılmaya devam ediliyor. Sarıklıya sefa, fukaraya cefa düştü bu aziz mübarek günlerde.

Nasıl bir din ki 1400 seneden beri anlatıla anlatıla bir türlü öğrenilemedi, öğretilemedi.

Hala gasil ve namaz abdestin alınış biçimi, orucun neyi bozup bozmayacağı sorulup tartışılıyor.

Ülkenin her yerinde 130 bin cami, her camide görevli ortalama 3 kişi din görevlisi, imam ve hatip yetiştiren okulların sayısı yüzleri geçmiş, ilahiyat fakülteleri herhalde elli civarında!

Ülkemin okullarında din ve ahlak dersi de var.

Herkes "Müslüman" geçiniyor.

Ama ne cinayetler, ne hak yemeler, ne hırsızlıklar, ne rüşvet almalar, ne hile hurda işleri, ne politik yalanlar, ne kul hakkını yeme alışkanlığı, ne adaletsizlik, ne ahlaksızlık bitiyor!

***

Çarpıcı birkaç soru vatandaştan, din tüccarı şarlatana yöneltiliyor. Aynıyla yaşanmış, şahit olunmuş bir kaç sorudur bunlar.

Soru-1: "Hocam, parmağımı 3. boğuma kadar anüsüme (makatıma) soktum, orucum bozulur mu, gasil abdesti almam gerekir mi?"

Soru-2: "Hocam, karnımda şişkinlik vardı, yellendim, orucum bozuldu mu?"

Soru-3: "Hocam, uzayda nasıl abdest alacağız? Su da yok, toprak da yok." (en mantıklı soru bu olmalı)

***

Bir ülke düşünelim ki, tabutlar okşanarak seviliyor!

Bir ülke düşünün ki bir yandan kan ve can veren yiğitler, öte tarafta çalıntı, rüşvet parasını haram saymayan ilahiyatçılar türesin!

Ülkenin eğitimini "din merkezli,", devlet idaresini "din merkezli" olarak uygulandığı bir ülke...

Elin uşağı zaten bunu önceden öngörü olarak itiraf etmiş. İşte örneği: Ünlü İngiliz tarihçi Dr. Arnolf Joseph Toynbee (1889-1975) tarihi bir itirafla öngörüde bulunuyor. Şöyle diyor:

"Güney Müslümanlığı, Eşarilik (Fas'tan Arabistan'a) bizim için tehlike olmaktan çıkmıştır. Bir şeyh satın alır hepsini yönetirsiniz. Bizim için Kuzey Müslümanlığı, Maturidilik (İstanbuldan Buharaya Türk bölgesi) tehlikelidir. Bunlar bilimle barışıktırlar. Önerenle her zaman Atatürk gibi bir asi çıkarabilir. Önlemi şimdiden alınmalıdır."

***

Mister Toynbee, merak etmeyin senin endişen yersiz.

Kuzey Müslümanlığı diye bir şey kalmadı. Yeni bir Atatürk de gelmez...

Her şey istediğin gibi gerçekleşiyor.

Şu noktadan sonra yine top sizde, toplum mühendisliğini yönlendirme kumanda aleti elinizde!.. Yetiştirdiğiniz kuklalar, politikalarınızın ilk takipçileridir. Siyasetiniz icabı ateşi asla elinizle tutmazsınız, daima maşalar kullanırsız. "Müşteriniz", her zaman vardır! Sarıklı din bezirgânları...

MAKALE Yorumları