Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

20.10.2016

Okunma Sayısı

1786

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

İnanç Sömürüsü: Dinde reform (4)

Aralıklı da olsa gündeme gelen bir konu var; dinde reform yapmak... Öncelikle şunu iyi anlamak gerekiyor; dinin temelini oluşturan kurallar vahiy yoluyla geldiği için “değişmez” kurallardır. Bu bağlamda dinde reform olamaz; vahiy yoluyla gelen bir dini nasıl reforma tabi tutacaksınız? Ancak yorumlamada reform yapılabilir. Kur’an'ın metninde mı reform yapacaksınız!?

Reform istenen Kur’anın metni ve hükümleri ise, aklen bu mümkün değildir... Çünkü bu dinin temel kuralları insanlar tarafından yazılmadı ki eline kalemi alsın da önünü arkasını değiştirsin!

İnsanın kelamı olmadığına göre ve yine insan zekâsıyla vaaz edilip yazılmadığına göre insan tarafından metnin yeniden yazılması amacıyla müdahalesi de olamaz...

Bir gerçek de; bin dört yüz sene önce gelen vahiyi tam boyutuyla anlayacak kadar eğitimli olmayan Arap bedevisi topluma basit anlaşılır şekilde vahiy gelmiş olabilir. Onun doğru tercümesi, yorumlanması ve anlaşılması, çağın gelişimine bağlı olarak değişim gösterir.

Ayrıca şu olabilir; din kuralı olmayıp “Arap kültürü” etkisinde kalınarak, dine sokulan Arap kültür kalıntıları çıkarılabilir ya da sadeleştirilebilir. Araplaştırma furyasına uğrayan kültürel asimilasyonlar “din” perdesiyle İslam’ın kuralı imiş gibi önerimler ayıklanabilir...

Dahası, Kur'an'ın nerede, ne zaman, kimler tarafından nasıl ve neyin üzerine yazıldığı da tartışılarak, "şaibe" götürmeyecek kadar sağlam temellere dayandırılmalıdır.

***

Vahiy-bilim farkı...

Tartışma konusu edilen bir diğer konu ise Kur’an ile bilimin farkıdır.

Kur'an vahiydir; bilgi verir, telkin eder, ispat etmez... Fakat bilim dünyevidir; şüpheye ve sorgulamaya dayanır, öneriyi ispat etmek mecburiyetindedir.

Onun içindir ki bilimsel düşüncede hipotez esas alınmaktadır. Tabiata soru sormak vardır, sorunun cevabını aramak ve ispat etmek esastır. Bu bağlamda bilim insanının her söylediği mutlak doğru değildir. Bugün doğru olarak bilinen bir şey, yarın tersi ispat edilince yanlış olarak kaynaklara geçer.

Unutulmamalıdır ki insan bilgi uğruna yaratılmıştır… Bilgi ve bilim insanla özdeştir...

Bilgiye secde vardır...

***

Yaratılışın sırrı; yaratanını bilmesi, kendini bilmesi ve tanıması uğruna insan yaratılmıştır...

Bilgi ancak ve ancak insanla oluşur ve yayılır…

İlk insan olan Âdem’e meleklerin secde etmeleri / ettirilmenin ardındaki sır ne olduğunu yukarıda belirttik. Tekrarlayalım; Yaratanın, meleklere ve Âdem’e sorduğu sorunun cevabının Âdem tarafından verilmesi neden gösterilerek, meleklerin aslında bilginin önünde, bilginin gücüne ve üstünlüğüne secde ettirilmesidir, olan olay budur...

Bilginin değerinin anlaşılması için bundan daha güzel bir örnek mesaj olabilir mi?

Bilgi ve bilimi insan yapar...

Onun için söylenen ya da yazılan her söz insanı bağlar... Şu ifade insanların her söylediği sözün sorumluluğunu hatırlatır; “insanlar sözü ile hayvanlar yularıyla bağlıdır.”

***

Güvenilir insan…

Söz verince onu yerine getirmeye mecburdur insan... Konuştuğun kadar aktif, aktif olduğun kadar konuşmak insana olgunluk verir; ona yakışan da odur...

İnsanlar dehaya, akla, bilgiye inanırlar.

Fakat güvenilirlerin arkasından giderler...

Sağlam karakter altın gibidir, altının sahtesini bulmak mümkündür; çünkü değerli olan şeyin sahtesi yapılır!

Bu bağlamda şu ifade zihinlerde yer bulur; altının sahtesi olur fakat tenekenin sahtesi olmaz...

Her değerin bir karşılığı ve karşıtı vardır; bu, doğanın kanunudur; tıpkı her gecenin bir sabahı olduğunu bilmek gibi; öyle ya, hangi geceyi gördünüz takip etmedi, sabah olmadı?

Sabretmek gerek…

Karanlık gecelerin mutlaka nurlu sabahları olacaktır…

Korku atmosferinde mücadele verenler birer yıldızdır…

Korkaklar, nemelazımcılar, menfaate tapanlar, beynini ve ruhunu satanlar ya da kiraya verenler, saflıklarıyla bilinip de uyumaya devam edenler ise sadece “varlık” olabilirler…

Kategorileri kendi içinde saklıdır…

MAKALE Yorumları