Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close

Bir Zamanlar Antalya Müzesi

Patara Antik Kentindeyim bir zaman, tam da Patara'nın tam girişindeki zafer tagının yanından geçip, kimbilir kimler geçti şu zafer tagının altından diye düşüncelere dalıp,  Pamir Abinin Medusa'ya giderken...

 

Israrla telefonum çalıyor....

 

Yahu otobüsle 1200 km yol yapmışım...

 

Özgürlüğümü yaşayıp, bestelerime bir kaç dize bulur muyum derken...

 

Hatta bu telefon neden çalar diye iki de bir  söylenirken...

 

Hakan Tütüncü arıyor yazıyor telefonumda...

 

Hakan Başkanımla da bizim değişik zamanlara bedellenen ilginç anlarda birbirimizi aradığımız zamanlar vardır....

 

Özellikle de büyük ozan Barış Manço'nun" Ahmet Bey'in  Ceketi" şarkısını ne zaman gönül gözümle dinleyip insanları düşündüğüm anlarda...

 

Bir bakarım Hakan Başkan arar beni...

 

Buyurun Sayın Başkanım....

 

-Onurcuğum nasılsın ?

 

-Teşekkür ederim Başkanım sizler nasılsınız ?

 

-Onurcum senden bir ricam var, Biz çok güzel bir müze kuruyoruz, ismi "Bir Zamanlar Antalya", Necip Bey'in sana bıraktığı emanetlerini bize emanet eder misin ? Onları en iyi şekilde koruyacağımıza sana söz veriyorum...

 

- Ederim Başkanım...

 

-O zaman Gültekin Bey seni arayacak...

 

Bir akşam Gültekin Bey aradı, evimize davet ettik...Babamın plaklarını, anılarını, hatıralarını ona emanet ettik...

 

Gel zaman git zaman 

 

Hep merak ettim...

 

Kolay bir şey değildir bir evladın babasından kalan izlerini bir yere emanet etmesi...

 

Hep gitmek ister insan, görmek ister...

 

Kısmet bugüneymiş....

 

Malum biz de yıllardır bazı müzeleri kurmaya çalışıyoruz, hadi diyoruz, şimdi olacak diyoruz, bir bakıyoruz 26 yaşımdan 41 yaşıma gelmişim....

 

Uzun lafın kısası işin içindeyiz...

 

Emrah Bey beni müzenin kapısında karşıladı bugün...

 

Ne kadar naif bir meslektaşım...

 

Onur Bey ben sizi biliyorum...

 

Biz sizi çok iyi biliyoruz Onur bey, siz de lütfen buraları bilin dedi bana...

 

Ne zaman Müze'ye eser toplamak için bir yere gitsem, sizden önce de kıvırcık saçlı, böyle uzun boylu birisi gelmişti dediler bana...

 

Onur Nugaydı o , Necip Nugay' ın oğlu derlermiş ona...

 

Emrahcığım dedim sadece Babamın emanetleri bir görmeye geldim...

 

Olmaz dedi bırakmam, üzülürüm....

 

 Aldı beni, koluma girip tüm müzeyi dolaşmaya başladık....

 

Aman Allahım ne ararsanız var müzede...

 

St.Didier batığından tutun da, Antalyadaki ticaretin ilk faturalarına...

 

Denizlerimizde yaşayan gelmiş geçmiş balıklardan, kuşlara ve tavşanlara....

 

Oradan çıkıyorsun Demirciler çarşısına...

 

Belediye Başkanlarımızdan, Terzi Mehmet Amcaya...

 

Birden  Babamın köşesine geldik sonra,

 

Bir baktım ki verdiğim herşey yerli yerinde...

 

Zeki Müren Beyfendi bir yanda Babam bir yanda...

 

Dedim ki...Hatıralarınla yaşıyorsun Baba...

 

Evet dediğin gibi ölüm diye bir şey yok...

 

İnsanlar onları kimse anmadığı zaman ölürlermiş aslında...

 

Sonra, Antalya'da çekilen filmlerden, Aspendos tiyatrosunda oynanan halk oyunlarına...

 

Çok fazla anlatamam herşeyi burada.

 

30 Ağustos Zafer Bayramımızda açılacakmış müze...

 

Anlatırsam geriye bir şey kalmaz...

 

Gidin kendiniz görün efendim...

 

Nevzat Çevik Hocam, sizi yazının sonuna bıraktığımı düşünmeyin...

 

Assolistler hep en son çıkar sahne hayatında.

 

"Bir gün yine Nevzat Hocamı Myra'da ziyaret etmiştim"

 

O kadar güzel bir kazı evi...

 

Şimdi nasıl anlatayım ki ben; Ahmet Tolga Tek Hocamın daha  ben birinci sınıftayken, sizin Antalya'da Nevzat Hoca var, git onu bul tanış dediğini...

 

Onur sen bizi ziyaret eder miydin demişti bana...

 

Hocam dedim neden etmeyeyim.

 

Ettim bugün işte Hocam...

 

Sizin ve ekibinizin ellerinize, yüreğinize sağlık...

 

Antalya muhteşem bir müze kazanmış.

 

"Ne mutlu bu gökkubbede hoş bir sada bırakanlara..."

 

Sevgi ve saygılarımla.

MAKALE Yorumları

ONUR NUGAY
DÜN-BUGÜN-YARIN
mail_outline : onurnugay@gmail.com- onurnugay@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

31.05.2021

Okunma Sayısı

532

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler